Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Hikayenin Anlamlandırılması

Gözde Pektaş

Nadia Murad. Bu ismi birçoğumuz ilk defa, Nobel Barış Ödülü’nü tecavüzün savaşlarda bir silah olarak kullanılmasını engellemek amacıyla yürüttükleri çalışmalardan dolayı Kongolu jinekolog doktor Denis Mukwege ile paylaşan Ezidi insan hakları savunucusu Birleşmiş Milletler (BM) İyi Niyet Elçisi Nadia Murad olarak duyduk.(1) Muhtemelen bazılarımız bakıp geçti bu habere, bazılarımız ise merak etti bu ismin arkasındaki hikayeyi.

Her devletin, her toplumun en nihayetinde her insanın vardır mutlaka bir hikayesi. Çoğu zaman kendi yazdığı, bazı zamanlarda da sana yazılanı yaşamak durumunda kaldığın bir hikaye. Nadia Murad’ın hikayesi ise tam da böyle bir hikaye. Kendisine yaşatılmak zorunda bırakılan fakat daha sonrasında önüne çıkan fırsatlar ile kalemi eline alıp kendisinin yazmaya başladığı bir hikaye.

Ezidi toplumunun varlığına Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’in yaptığı katliamlara onlarında maruz kalmasıyla vakıf olduk. Tarih boyunca birçok kez katliama uğrayan bu halk, en son İŞİD terör örgütünün Irak’ın Musul kenti yakınlarındaki Şengal bölgesini işgali ile Ezidilere uyguladığı ve hala uygulamaya devam ettiği insanlık dışı muamele ile dünya kamuoyu önünde bir nebze de olsa görünür kılındı. (2) Fakat bu görünürlük Ortadoğu bataklığında işkenceye, tecavüze ve katliama maruz kalan diğer halklar gibi Ezidileride kurtarmaya yetmedi, yetmiyor.(3) Dünyanın gözü önünde, insanlar var olma çabası içinde yok oluyorlar.

Nadia Murad yaşadıkları ile dünyaya bu vahşetin fotoğrafını çiziyor, hikayesini yazıyor. Kendisine yazılan hikaye başkasına yazılmasın, yaşatılmasın istiyor. Bu yaptıklarıyla tecavüze, işkenceye, insanlık dışı muameleye maruz kalan son genç kız olmak istiyor. Bu umudunu kitap satırlarına yazdıklarıyla somutlaştırıyor.

“The Last Girl: My Story of Captivity and My Fight Against the Islamic State” (Son Genç Kız: IŞİD’a Karşı Mücadelemin ve Tutsaklığımın Hikayesi) adını verdiği kitapta yaşadıklarını dünyaya duyurmak istiyor.(4) Asıl korkunç olan ise Nadia Murad’ın hikayesinin tek olmadığı ve olmayacağı; yaşadığımız her dakika, her saniye birilerinin bir yerlerde tecavüze, işkenceye ve katliama maruz kalması. En son almış olduğu Nobel Barış Ödülü ile yaşamış olduklarının ve göstermiş olduğu çabanın karşılığı olarak görülebilir. Fakat Nadia Murad’ın beklediği ve asıl olması gereken orada yaşanan vahşetin son bulmasına yönelik olarak atılacak adımlar olacaktır. Bu ödül ile hikayesini biraz daha fazla insana duyurma şansı elde eden Nadia Murad, ancak dünyadaki tüm kadınların ve çocukların hikayeleri güzelleştiğinde başarıya ulaşmış sayılacaktır.

Sevgili Zülfü Livaneli’nin de Ezidi toplumunun yaşadığı zulmü Ezidi kızı Meleknaz’ın hikayesi üzerinden anlattığı ‘Huzursuzluk’ kitabında Ezidi topumu için kutsal olan Melek Tavus’un diğer meleklerden farkına değinir. Ezidilere göre Melek Tavus hem iyiliği hem kötülüğü barındırır, aynen insan gibi. Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir.(5)

İçinde iyiliği besleyenlerin çoğalması dileğiyle….

Ara Güler

İstanbul ve fotoğraf deyince akla ilk gelen isim şüphesiz onunki. Dünyada ve Türkiye’de çektiği fotoğraflarla efsane hale gelen duayen fotoğrafçımız Ara Güler, geçtiğimiz ay 90 yaşında bu hayattaki yolculuğunu tamamladı. Çektiği fotoğraflarla insana sadece bir fotoğraf değil, adeta hikaye yazan Ara Güler hiç şüphesiz gelecek nesillere müthiş bir miras bıraktı. Dönemin İstanbul’unu ölümsüz kıldığı fotoğraflarının yanı sıra, çektiği ünlü isimlerle de kendi adını da dünyada ölümsüz kıldı.

Ölümünün ardından fotoğraflarıyla yarattığı sanattan ziyade, siyasi duruşuna yönelik kimi eleştirilere maruz kalan Ara Güler’in bıraktığı tarih, bunların ötesinde olmalıdır. Çektiği her bir fotoğraf karesinde gösterdiği manzaradan çok, anlattığı hikayeye kulak vermeliyiz belki de…

[Bu konuda en anlamlı yazılmış olan yazılardan biri Mine Söğüt’ün Cumhuriyette kaleme almış olduğu yazıdır.(6)]

(1) https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45758948

(2) http://www.diken.com.tr/9-sorudaezidiler-kimdir-ve-ne-yasadilar/

(3) https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-45056882

(4) https://bianet.org/bianet/yasam/201482-son-kiz-nadia-murad-in-hikayesi-ve-isid-gercegi

(5) Livaneli Ömer Zülfü, Doğan Kitap s.85

(6) http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1115456/Ara_Guler_bize_ne_anlatti_.html#



01/11/2018



Yazarın diğer yazıları

Göz Görüyor Gönül Katlanamıyor (01/10/2018)
An’ı Sevmek (01/09/2018)
Kabullenmemek (01/08/2018)
Başka Bir Türkiye Mümkün (01/07/2018)
Vaatler (01/06/2018)
Sistemde Çürümek (01/05/2018)
Yaşamaya Dair (01/04/2018)
Küçük Bedenlere Yüklenen Ağır Yükler (01/03/2018)
Bağımsızlık… (01/02/2018)
Barış Şehri: Yeruşalayim (01/01/2018)
Vicdan (01/12/2017)
Yaşam ve Mutluluk (01/10/2017)
Gökyüzüne Bakalım… (01/09/2017)
İz Bırakmak (01/08/2017)
Bayram Günleri (01/07/2017)
İnsanca Olmalı (01/06/2017)
Dönemeç (01/05/2017)
Zamanın İçinde (01/04/2017)
Üniversite Amfileri (01/03/2017)
Oku (01/02/2017)
Eğitimde PISA Etkisi (01/01/2017)
Karmaşada Yaşamak (01/12/2016)
CEBİMİZDEKİ UMUTLAR (30/06/2016)
ALIŞMANIN ZEHİRİ (01/06/2016)
ONULMAZ YARALAR (01/04/2016)
DÖNEMEÇ (01/03/2016)
Umut İnsanda (01/02/2016)
Yaşam Çıkmazı (01/01/2016)
Aydınlığa Kavuşması Gereken Karanlık (01/12/2015)
Karanlıktaki Işığın Umudu İle Yaşamak (01/11/2015)
Silinen Hayatlar (01/10/2015)
Tesadüfi Yaşamlar (01/09/2015)
Yarım Bırakılan Hayatlar (01/08/2015)
Makbul Olmak (01/07/2015)
Haziran Umudu (01/06/2015)
Sessiz ve Sadık Dost (01/05/2015)
Umuda Uyanış (01/04/2015)
Kadın Olmak (01/03/2015)
Görünmez Eller (01/02/2015)
Aksayan Eğitim Sistemi (01/01/2015)
Çirkin Hayatlar ve Ölümler (01/12/2014)
Bedava Hayatlar (01/10/2014)
Fütursuzca Yaşamak (01/08/2014)
Ortadoğu’nun Makus Talihi (01/07/2014)
İnsan Olmanın Gereği (01/06/2014)
Masum ve Güçsüz Olmanın Diğer Adı: Çocukluk (01/05/2014)
Düşünceden Korkmak (01/04/2014)
Umudu Yitirmemek (01/03/2014)
Öteki Olmak (01/02/2014)
Yeni Türkiye Düzeni (01/01/2014)
Ters Giden Şeyler (01/12/2013)
Modern Kölelik (01/11/2013)
Bir Tutam Yaşam (01/10/2013)
Birleşemeyen Milletler (01/09/2013)
Gelin Canlar Bir Olalım (01/08/2013)
Ağacın Gölgesindekiler (01/07/2013)
Ortadoğu Çıkmazı (01/06/2013)
Ekilen Umutlar (01/05/2013)
Farklılıklarla Bütünleşmek (01/03/2013)
Birlik Olmanın Bedeli (01/02/2013)
Belki Bir Umut Doğar (01/12/2012)